İspanya LaLiga’nın 27. haftası, şampiyonluk yarışını doğrudan etkileyecek ve futbolseverleri ekran başına kilitleyecek dev bir mücadeleye sahne oluyor. Sezonun ilk yarısında kendi evinde, Santiago Bernabéu’da beklenmedik bir şekilde 0-2 mağlup olduğu Celta Vigo’ya konuk olan Real Madrid, bu kez Balaídos deplasmanında hem intikam hem de liderlik yolunda kritik üç puanı arıyor. Álvaro Arbeloa’nın göreve gelmesiyle birlikte yeni bir kimliğe bürünen eflatun-beyazlılar, Barcelona ile olan puan farkını kapatmak için hataya yer olmayan bir viraja girmiş durumda. Öte yandan Claudio Giráldez yönetimindeki Celta Vigo, devlere karşı kurduğu üstünlüğü sürdürerek Avrupa kupalarına katılma iddiasını perçinlemek istiyor.
7 Mart 2026 Cumartesi gecesi Türkiye saati ile 23:00’te başlayacak olan bu randevu, Estadio Abanca Balaídos’un yaklaşık 25 bin kişilik ateşli atmosferinde oynanacak. İki takımın sezonun ilk yarısındaki karşılaşması, Madrid cephesi için tam bir kabusa dönüşmüştü. Williot Swedberg’in iki golüyle sarsılan Real Madrid, o gece üç kırmızı kart görerek sahada dokuz kişi kalmış ve 2006’dan bu yana kendi sahasında Celta’ya karşı ilk yenilgisini almıştı. Şimdi ise Madrid ekibi, o gecenin izlerini silmek ve şampiyonluk yolundaki kararlılığını göstermek için sahaya çıkıyor. Ancak Celta Vigo’nun bu sezon sergilediği dirençli futbol, bu görevin hiç de kolay olmayacağının sinyallerini veriyor.
Real Madrid’in Arbeloa Dönemindeki Değişimi ve Hücum Gücü
Ocak 2026’da Xabi Alonso’nun ayrılışının ardından dümene geçen Álvaro Arbeloa, takıma kısa sürede kendi karakterini aşılamayı başardı. Real Madrid, şu an ligde oynadığı 25 maç sonunda topladığı 60 puanla, lider Barcelona’nın sadece bir puan gerisinde ikinci sırada yer alıyor. Arbeloa’nın gelişinden sonra yakalanan yedi maçlık galibiyet serisi, takımın özgüvenini zirveye taşısa da 25. haftadaki Osasuna mağlubiyeti bir uyarı niteliği taşıdı. Ancak Valencia ve Real Sociedad gibi zorlu rakipler karşısında alınan net galibiyetler, başkent ekibinin oyun gücünün hala en üst seviyede olduğunu kanıtlıyor.
Takımın en büyük kozu şüphesiz ki ligde 23 golle krallık koltuğunda oturan Kylian Mbappé. Fransız yıldız, sadece gol yollarındaki etkinliğiyle değil, saha içindeki liderliğiyle de fark yaratıyor. Mbappé’ye kanatlarda 9 gollü Vinícius Júnior ve son dönemde büyük çıkış yakalayan genç yetenek Gonzalo García eşlik ediyor. Liverpool’dan transfer edilen sağ bek Trent Alexander-Arnold ise oyun kurucu özellikleriyle Madrid’in hücum opsiyonlarını zenginleştirirken, savunma hattındaki Dani Carvajal ve Éder Militão’nun uzun sakatlıkların ardından takıma dönmesi Arbeloa’nın elini güçlendiriyor. Ancak Jude Bellingham’ın arka adalesindeki sakatlık nedeniyle bu maçta tam kapasiteyle sahada olup olmayacağı hala bir belirsizlik konusu olarak masada duruyor.
Şampiyonlar Ligi’nde Benfica ile oynanan ve ilk maçı 1-0 kazanılan eleme turu serisi, Real Madrid’in fikstürünü oldukça yoğunlaştırıyor. Bu yoğunluk içinde Arbeloa’nın rotasyona gitmesi beklense de, LaLiga şampiyonluğu hedefi doğrultusunda Balaídos’ta as kadroya yakın bir 11’in sahada olması muhtemel görünüyor. Madrid’in bu sezon deplasmanlarda sergilediği 11 maçta 8 galibiyetlik performans, dış saha korkusu yaşamadıklarını gösterse de Celta’nın taktiksel disiplini bu istatistiği zorlayacak en büyük etken olacak.
Celta Vigo’nun Taktiksel Disiplini ve Kilit Oyuncuları
Claudio Giráldez yönetiminde bu sezonun en dikkat çeken ekiplerinden biri olan Celta Vigo, 25 maç sonunda topladığı 35 puanla 6. sırada yer alarak Avrupa Ligi potasında kendine yer buldu. Takımın en büyük gücü, hücum hattındaki deneyimli isimlerle genç yeteneklerin harmanlanmış olması. Real Betis’ten transfer edilen ve kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçiren Borja Iglesias, attığı 10 golle takımın skor yükünü sırtlıyor. Kulüp efsanesi Iago Aspas ise 37 yaşına gelmesine rağmen hala takımın saha içindeki beyni ve yaratıcılık merkezi konumunda.
Celta’nın bu sezonki en büyük başarısı, büyük takımlara karşı uyguladığı doğru savunma stratejileri oldu. Bernabéu’daki zaferde Mbappé ve Vinícius’a boş alan bırakmayan düşük bloklu savunma anlayışı, maçın kilit noktasıydı. Genç yetenek Williot Swedberg, özellikle kontra ataklardaki hızıyla Real Madrid savunmasının korkulu rüyası haline gelmiş durumda. Ayrıca Bayern Münih’ten kiralanan Bryan Zaragoza ve enerjisiyle orta sahayı ayakta tutan Ilaix Moriba, Celta’nın geçiş oyunundaki en önemli parçaları olarak öne çıkıyor. Ancak Celta’nın ligdeki 11 beraberliği, skoru koruma noktasında yaşadıkları konsantrasyon kaybını ve maçları koparmakta zorlandıklarını da gösteriyor.
Son haftalarda form grafiğinde ufak bir düşüş yaşayan Galiçya ekibi, son beş lig maçında sadece bir galibiyet alabildi. Espanyol ve Getafe karşısında kaybedilen puanlar, takımı biraz demoralize etmiş olsa da Avrupa Ligi’ndeki PAOK galibiyeti moral depolamalarını sağladı. Giráldez’in ekibi, kendi sahasında daha cesur bir oyun sergilemeyi sevse de Real Madrid’in hücum gücüne karşı yine savunma disiplinini ön planda tutan bir yaklaşımla sahada olacaktır. Balaídos tribünlerinin yaratacağı baskı, özellikle maçın ilk dakikalarında Celta’nın en büyük müttefiki olacaktır.
Maç Analizi ve Karşılaşma Öncesi İddaa Öngörüleri
İki takım arasındaki tarihsel rekabete bakıldığında Real Madrid’in ezici bir üstünlüğü göze çarpıyor. Bugüne kadar oynanan 46 maçın 33’ünü Madrid kazanırken, Celta sadece 8 kez sahadan zaferle ayrılabildi. Ancak bu istatistiklerin ötesinde, iki takım arasındaki maçların genellikle bol gollü ve seyir zevki yüksek geçtiği bir gerçek. Son dört karşılaşmada maç başına ortalama 4,25 gol atılmış olması, futbolseverlerin yine gollü bir geceye hazır olması gerektiğini fısıldıyor. Real Madrid’in bireysel kalitesi, özellikle Mbappé ve Vinícius’un hızı, Celta’nın savunma hattını maç boyu test edecektir.
Celta Vigo’nun maçı kazanması ya da puan alması için oyunun temposunu kendi lehine kırması ve Madrid’in hızlı kanat akınlarını durdurması gerekiyor. Eğer Giráldez, Bernabéu’daki maçta olduğu gibi savunma arkasına atılan pasları ve Mbappé’nin koşu yollarını kapatmayı başarabilirse, Iago Aspas’ın liderliğinde kontra ataklarla sonuç alabilir. Ancak Real Madrid’in şampiyonluk yarışında Barcelona’yı takip ediyor olması, oyuncuların motivasyonunu en üst seviyeye çıkaracaktır. Osasuna yenilgisinden ders çıkaran Arbeloa’nın, bu kez savunma güvenliğini daha sıkı tutarak oyuna başlaması bekleniyor.
İddaa perspektifinden bakıldığında, Real Madrid’in galibiyeti her ne kadar ağır bassa da karşılıklı gol seçeneği oldukça cazip duruyor. Celta’nın iç saha avantajı ve Borja Iglesias’ın formu, ev sahibinin gol bulma ihtimalini güçlendiriyor. Önerilen skor tahmini, Real Madrid’in 3-1’lik galibiyeti yönünde. Maç sonucu olarak Madrid galibiyeti, toplam gol sayısında 2,5 üstü ve her iki takımın da skor üretmesi beklenen bir senaryo olarak öne çıkıyor. Gol yollarında ise Mbappé’nin yanına Celta’dan Borja Iglesias’ın ismini yazmak mantıklı bir tercih olacaktır. Galiçya deplasmanındaki bu kritik randevu, sadece üç puan değil, aynı zamanda ligin geri kalanı için büyük bir mesaj anlamı taşıyor.
Real Madrid’in 25 maçta attığı 54 gol ve Mbappé’nin durdurulamaz formu, maçın favorisini belirleyen en net veriler arasında. Celta’nın ligin en çok berabere kalan takımlarından biri olması ise maçın bir noktada kilitlenebileceğine dair bir uyarı niteliğinde olsa da, Madrid’in hücum varyasyonlarının bu kilidi açacak güçte olduğu düşünülüyor. Sonuç olarak, futbol kalitesinin tavan yapacağı, her iki kalecinin de yoğun mesai harcayacağı ve şampiyonluk yarışının heyecanını iliklerimize kadar hissedeceğimiz bir 90 dakika bizleri bekliyor.


